facebook    twitter

Üye Giriş Formu



Ara

Yayınlarımız

İş Hukukunda Gündem Gazetesi

Gazeteye Abone
Olmak İçin Tıklayınız

basindabiz

İş Birliği Yaptığımız Kuruluşlar



İş Hukuku Uygulamaları Toplu İş Hukuku Türkiye'de Genç İşsizliği ve Mücadele Politikaları
Türkiye'de Genç İşsizliği ve Mücadele Politikaları
Yazar İŞHUKUKU ENSTİTÜSÜ   
GİRİŞ ;
Genç, yaşam yükünü yüklenmemiş, fiziksel ve ruhsal gelişimini tamamlama sürecini yaşayan, yeterli bir eğitimle geleceğe hazırlanan, toplumun en dinamik insanıdır.
Ülkemizin kalkınmasında motor gücü oluşturması beklenen gençler, bugün, ne yazık ki önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Gençlerin sorunlarını, yetişkinlerin, ülkemizin temel sorunlarından soyutlamak mümkün değildir. Ancak, gençler, günümüz en önemli sorunların olan işsizliğe karşı ayrıcalıklı olarak korunmayı gerektiren grupların başında gelmektedir.

BÖLÜM 1
1- GENÇ İŞSİZLİĞİ İLE İLGİLİ KAVRAMSAL ÇERÇEVE
1.1. Genç İşçi , Yaş Grubu ve Genç İşsizliği
Çocukluk dönemi ile gençlik dönemi birbirinden kesin çizgilerle ayrılamamaktadır.
Uluslararası belgelerde ve sözleşmelerde, “genç”, “genç işçi” terimleri için belli tanımlamalar yapılırken, ulusal mevzuatta bu terimler için açık tanımlara rastlanılmamaktadır. Bununla birlikte, Türkiye’nin onayladığı uluslararası sözleşmeler ve belgelerden hareket edildiğinde, belli tanımlar üzerinde birleşmek mümkün görünmektedir.
‘‘ ‘Genç’ yada ‘gençlik’ tanımına bazı ulusal, uluslararası kuruluşların, bilim adamlarının yaklaşımları şöyle olmaktadır:
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) göre;Genç, öğrenim yapan, hayatini kazanmak için çalışmayan, kendine ait konutu bulunmayan kişidir.
Gençlik dönemi belirli ve sınırlı bir yaş dilimi içinde duygu, düşünce, davranış ve tutum olarak bireyi sosyal olgunluğa hazırlayan bir dönemdir.”
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından çocuk işgücü tanımında benimsenen yaş sınırı 15’tir. ILO’nun 138 sayılı Sözleşmesine göre, 15-24 yaşları arasında çalışanlar “genç işçi” olarak kabul edilmekte, 146 sayılı tavsiye kararıyla da taban yaşının 16' ya çıkarılması öngörülmekte, kademeli olarak asgari çalışma yaşının yükseltilmesine ilişkin öneri getirilmektedir.
‘‘Türkiye’nin de imzaladığı Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 1. maddesinde, 18 yaşına kadar her insanın çocuk sayılması ifadesine yer verilmektedir. Bu ifade ile rüşt yaşını 18 olarak kabul eden Medeni Kanun’un ilgili maddesi uyum ve uygunluk içindedir.’’
‘‘Avrupa Sosyal Şartı’nın 7. maddesinin 1.bendinde çocukların çalışma yaşlarının en az 15 olması öngörülmüş, 8. bendinde ise 18 yaşin altındaki kişilerin çalışmalarına, çalışma koşullarına ilişkin sınırlamalar getirilmiştir.’’
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) raporlarında,ve V.,VI.ve VII. beş yıllık kalkınma planlarında 15-24 yaş grubu genç nüfus olarak kabul edilmektedir.
‘‘Genç nüfus tanımına sosyolojik açıdan yaklaşımlar, 16-24 yaş grubunda yer alan kimselerin ‘genç’ olarak kabul edilebileceğini ortaya koymaktadır.’’ Birleşmiş milletlere göre de; gençlik 15-24 yaş grubunu kapsamaktadır .
1.2.Genç İşsizliğinin Nedenleri ve Meydana Getiren Olgular
‘‘İşsizlik sorunu ülkemizde ve diğer ülkelerde önemini koruyan ve gittikçe derinleşen bir sorundur. Hızlı nüfus artışları, teknolojik gelişmeler nedeniyle kol gücüne olan gereksinimin azalması, niteliksiz elamandan çok nitelikli elemanların istihdam edilmesi, eğitim ve fırsat eşitliğinin bulunmaması ve özel sektör ile kamunun yanlış tutumları sonucu işsizlik, gündemin en üst sıralarında bulunmaya devam etmektedir’’.
‘‘Genç işsizliğinin yüksek olmasının nedenleri ile ilgili temelde iki görüş ileri sürülmektedir.Birincisine göre,ekonomik gelişmenin yavaş olması,ekonomideki dönemsel düşüşler ve asgari ücretler gibi bazı nedenlere dayalı olarak genç işsizlere yönelik talebin yetersiz olmasıdır.İkincisine göre ise, gençler arasındaki işsizlik oranının yüksek olmasının temelde nedeni, genç işgücünün niteliğindeki eksikliktir.’’
Aşağıdaki özet tablo arz ve talep yönlerinden genç işsizliğinin yüksek olmasının nedenlerini açıklamaktadır;
Tablo-1
Talep Arz ve Talep Yönlerinden Genç İşsizliğinin Yüksek Olmasının Nedenleri
Genç işsizliğinin Yüksek Olmasının Nedeni
Talep Yönü
Arz Yönü
Mevcut işler
Ekonomik koşullar nedeniyle gençlere yönelik bir iş kıtlığı var.
Düşük düzeyli bir çok boş iş var.
Ücretler
Asgari ücretler ve diğer katı düzenlemeler düşük düzeyli işlerin sayısını azaltır.
Gençlerin gerçekçi olmayan ücret talepleri vardır.
Mobilite
Kısa dönemli geçici işler yüksek işsizlik oranının temelini oluşturur.
Genç işçiler yüksek bir mobiliteye sahiptir.
Tavırlar
Gençler geleceği olan bir iş arzu ederler. İşveren ayrımcılığı genç işgücü talebini azaltır
Cari ücret düzeyinde gençleri boş zamanı tercih ederler.
Nitelikler
Nitelikler çalışırken kazanılır.
Geçlerde eğitim ve tecrübe eksikliği vardır.
Genç nüfusun hızlı artışı
İş piyasası gençler için bir çok yeni iş üretir.
Genç işsizliğini nedeni genç nüfusun hızlı artması.
Tablo-1 Kaynak: Naci GÜNDOĞAN,Genç İşsizliği ve Avrupa Birliği’ne Üye Ülkelerde Uygulanan Genç İstidam Politikaları,Ankara Üniversitesi SBF Dergisi,54-(1) ,Milli Kütüphane,Ankara, 1999, s.68
İkinci Dünya savaşından sonra artan doğumlar genç işgücünün arzının, talebinden daha çok olmasına neden olmuştur. Aynı zamanda düşük ücrete razı ev kadınlarının da işgücüne katılması genç işgücüne olan talebi azaltmaktadır.
İşverenlerin işçi sendikaları ile vardıkları anlaşma çerçevesinde,genellikle en son işe alınan ilk işten çıkarılır prensibi mevcuttur ve bu da ani ve küçük bir ekonomik krizde genç işsizliğini arttırıcı bir nitelik taşıyabilir. Görünüş itibariyle genç işsizliği problemi çok karmaşık görünüşlü, dönemler itibariyle farklılaşan problemdir.
1.3.Genç İşsizliğinin Beraberinde Getirdiği Sonuçlar
Modern toplumun en önemli sorunlarından birisi,istihdam edilemeyen bir sınıfın ortaya çıkmasıdır ki bu da genellikle gençlerdir ve bu insanların ekonomik ve sosyal aktivitelerin dışında kalmasıdır. İşsizliğe bağlı olarak gençliğin sosyalleşme süreci bozulur.Her genç insan çalışma hayatına girmekle yeni bir sosyal kimlik ve statü elde etmeyi bekler. İşsizlik ise bu süreci engeller ve yalnızca genç insanın yaşamı için gerekli maddi koşulları elde etmesini önlemekle kalmaz,onun sosyo-kültürel dünyasını da etkiler. Yani işsiz genç yalnızca bir gelirden yoksun kalmaz bunun yanında çalışma hayatının iş tecrübesinin kendisine kazandıracağı sosyalleşme sürecinin de dışında kalır. İşsiz olması nedeniyle mali bakımdan bağımsızlığını elde edemeyen genç,maddi bakımdan ailesine bağımlı olmak zorunda kalacaktır. Bu da onu gelecek ile planları konusunda bir belirsizliğe sürükleyecektir. Genç işsizliği bir başarısızlık bir yenilgi olarak görür.Bu da onu toplumdan uzaklaştırır. İşsiz gençler arasında toplu suçlar ,çeteleşme yada topluma yüz çevirmiş, kendisini toplumdan dışlamış hippi, punk ve heavy metal gibi topluluklar türemektedir. ABD’de 1958-1990 yılları arasında genç işsizliği ve suç oranları arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bir araştırmada genç işsizliğindeki yıllık değişim ile geçler arasındaki suç işleme oranı arasında doğru orantılı bir ilişki mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bugün Dünya’nın Bir çok bölgesinde yer altı ekonomisi olarak adlandırılan ve gelişen bir sektör vardır. İtalya, sanayileşmiş ülkeler arasında bunun en tipik örneğidir.İşsiz kalan gençler bazen bu alternatifi, yani yer altı ekonomisinde çalışmayı bütün geleceklerini tehlikeye atmak pahasına tercih etmektedirler. Aynı zamanda gençler bu sektörün talep ettiği en gözde işçi durumundadırlar. Gençler arasında işsizliğin yüksek oluşu, toplumda siyasi şiddet ve hatta bir başkaldırıya bile neden olabilir.
Son yıllarda da ülkemizde özellikle büyük kentlerde görülen gasp, hırsızlık ve kap kaç gibi kısa yoldan para kazanma sayılan kanunsuz işlerin artmasında, ve en son 2005 Kasım ayında Paris’in varoşlarında boy gösteren farklı etnik kökenli gençlerin başlattığı isyan da genç işsizliği çerçevesinde incelemek mümkün olabilir.
BÖLÜM 2
2-TÜRKİYE’DE GENÇ İŞSİZLİĞİ İLE MÜCADELE POLİTİKALARI
2.1. Türkiye’de Genç İşsizliği ile İlgili Genel Durum ve Göstergeler
Dünyada yaşanan işsizlik sorunu Türkiye için de kronikleşen bir yapı içermektedir. İşsizlik oranları, bir ekonominin konjonktürel performansını ve etkinliğini göstermesi bakımından önemlidir. Ülkemizde görünen işsizliğin en belirgin özelliği ise yapısal nitelikte olmasıdır.2001 kriziyle birlikte işsizlik Türkiye’nin en önemli ekonomik ve toplumsal sorunu haline gelmiştir. 1980’li yıllarda artmaya başlayan işsizlik, 1990’larda evrensel ölçülere göre yüksek sayılan düzeylere ulaşmıştır. Ancak özellikle 2001 kriziyle birlikte işsizlikte tam bir patlama yaşanmıştır. İki yıl gibi kısa sürede genel işsizlik oranı % 6.6’dan % 10.3’e, tarım dışı işsizlik oranı da % 9.3’den % 15’e yükselmiştir. 2003’te de işsizlikte bir azalma olmamış ve oran % 15’te kalmıştır. 2004’ün ilk yarısında yaşanan olağanüstü yüksek büyüme ile birlikte işsizlikte bir miktar gerileme görülse de, çözümün güçlükleri nedeniyle sorunun Türkiye’yi uzun süre meşgul edeceğini kabul etmek zorundayız. Çünkü ekonomik büyüme aynı düzeyde istihdam yaratmamıştır. DİE’nin verilerine göre Türkiye’de genel işsizlik oranı 2002 yılında % 10,61, 2003 yılında % 10,5, 2004 yılında %10,3, 2005 yılında 9,1, 2006 Ağustos itibari ile 9,1 olarak saptanmıştır.
Ülkemiz açısından bir değerlendirme yaptığımızda; Genç İşsizliği ülkemiz açısından da ciddi bir sorun haline dönüşmüştür. Ancak, daha da önemli olan, özellikle eğitimli genç işsiz sayısının oldukça yüksek miktarlarda bulunmasıdır. 2003 yılında genç işsizlik oranı 20,5 iken 2004 yılında 19,7’ye 2005 yılında 19,3 ve 2006 Ağustos dönemi itibari ile Tablo-2’ de görüldüğü üzere 17,5 tir.
Tablo-2 Türkiye’de İşgücü durumu (Ağustos 2006) Hane Halkı İşgücü Anketi
TÜRKİYE
KENT
KIR
2005
2006
2005
2006
2005
2006
Kurumsal olmayan sivil nüfus (000)
71 736
72 724
44 445
45 511
27 292
27 213
15 ve daha yukarı yaştaki nüfus (000)
50 938
51 770
31 788
32 817
19 149
18 953
İşgücü (000)
25 219
25 622
14 699
15 130
10 520
10 491
İstihdam (000)
22 838
23 279
12 893
13 345
9 946
9 934
İşsiz (000)
2 381
2 343
1 807
1 785
574
558
İşgücüne katılma oranı (%)
49,5
49,5
46,2
46,1
54,9
55,4
İstihdam oranı (%)
44,8
45,0
40,6
40,7
51,9
52,4
İşsizlik oranı (%)
9,4
9,1
12,3
11,8
5,5
5,3
Tarım dışı işsizlik oranı (%)
12,8
12,0
12,9
12,3
12,7
11,2
Genç nüfusta işsizlik oranı(1)(%)
18,2
17,5
23,2
22,2
11,0
10,8
Eksik istihdam oranı (%)
3,1
3,4
2,7
3,0
3,7
4,1
Genç nüfusta eksik istihdam oranı(1)(%)
4,0
4,1
2,8
3,1
5,7
5,7
İşgücüne dahil olmayanlar (000)
25 719
26 148
17 089
17 687
8 630
8 461
(1) 15-24 yaş grubundaki nüfus
Tablo-2 Kaynak; Devlet İstatistik Enstitüsü http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=384 22.11.2006
‘‘Ülkemizde eğitim durumu itibariyle işsizlik oranlarını incelediğinde; en yüksek işsizlik oranına lise ve dengi meslek okulları mezunları arasında rastlanmaktadır. Bu grubu yüksekokul ve fakülte mezunları izlemekte olup, en düşük işsizlik oranı ise okur-yazar olmayan grupta karşımıza çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni ise vasıfsız işgücünün her işte ve her koşulda çalışmaya rıza göstermesidir. Belirli donanımlara sahip olan işgücü, kendi standartların altındaki işlerde çalışmak istememekte, istediği düzeyde iş bulamadığından dolayı da istihdam içinde yer alamamaktadır.’’
2.2. Türkiye’de Genç İşsizliği Sorununa İlişkin Yasal Düzenlemeler
Bugün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, gençler arasında büyük boyutlara ulaşan işsizlik oranı her ülkenin kendine göre istihdam stratejileri oluşturmasına ve çeşitli tedbirler almasına sebep olmuştur.
Avrupa Birliğine tam üyeliği hedefleyen ve bu alanda uyum çalışmaları yapan Türkiye, çalışma yaşamına ilişkin olarak da bazı sözleşmelere imza atarak yükümlülük altına girmiştir. Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi ve İnsan Hakları Sözleşmeleri, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında çalışma yaşamına ilişkin onaylanmış belgelerdir. Bu çerçevede işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, her türlü ayrımcılıkla mücadele, sendika faaliyetlerine ilişkin sınırlayıcı hükümlerin kaldırılması, sosyal diyalog koşullarının oluşturulması, çocuk çalıştırılması ile mücadele edilmesi, tüm kurumların kapasitesinin gözden geçirilmesi, sağlık hizmetlerine erişimin ve kalitesinin arttırılması tedbirlerinin alınması, sosyal güvenlik ağının güçlendirilmesi, sosyal korumanın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, piyasa ekonomisinin işleyişinin geliştirilmesi ve piyasa güçleri ile baş edebilme kapasitesinin arttırılması konularında düzenlemeler yapmak Türkiye’nin yükümlülükleri arasında bulunmaktadır.
‘‘10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23’üncü Maddesi I.Bendinde ‘Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye , adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır’. Yine 18 Ekim 1961 Tarihinde yürürlüğe konulan ‘Avrupa Sosyal Şartı’ veya ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ‘Tam istihdamı sağlamak üzere olabildiğince yüksek kararlı bir istihdam düzeyine ulaşmayı ve bu düzeyi korumayı başta gelen amaç ve sorumluluktan biri saymayı üstlenirler(Av.Sos.Şartı Md.1/I)şartı öngörülmüştür.’’
İşsizlikle mücadelede en önemli görev 1982 Anayasası ile devlete verilmiştir.Anayasamızın 49.maddesinde; ‘‘Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak,çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır…’’
Türkiye’de işsizlik ve istihdam sorunları kadar bu sorunların çözümünde izlenecek politika da çok büyük önem taşımaktadır.Bu amaçla söz konusu işgücü politikalarının uygulanabilmesi için, öncelikle çağdaş bir istihdam kurumuna ihtiyacı olduğundan hareketle, 617 sayılı KHK ile İş ve İşçi Bulma Kurumu kapatılarak, Türkiye İş Kurumu Kurulmuştur.
Kurumun görevleri, 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nun 3.maddesinde şu şekilde tanımlanmıştır;
‘‘a) Ulusal istihdam politikasının oluşturulmasına ve istihdamın korunmasına, geliştirilmesine ve işsizliğin önlenmesi faaliyetlerine yardımcı olmak, işsizlik sigortası işlemlerini yürütmek.
b) İşgücü piyasası verilerini, yerel ve ulusal bazda derlemek, analiz etmek, yorumlamak ve yayınlamak, İşgücü Piyasası Bilgi Danışma Kurulunu oluşturmak ve Kurul çalışmalarını koordine etmek, işgücü arz ve talebinin belirlenmesine yönelik işgücü ihtiyaç analizlerini yapmak, yaptırmak.
c) İş ve meslek analizleri yapmak, yaptırmak, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri vermek, verdirmek, işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmaya yönelik işgücü yetiştirme, mesleki eğitim ve işgücü uyum programları geliştirmek ve uygulamak, istihdamdaki işgücüne eğitim seminerleri düzenlemek.
d) İşçi isteme ve iş aramanın düzene bağlanmasına ilişkin çalışmalar yapmak, işgücünün yurt içinde ve yurt dışında uygun oldukları işlere yerleştirilmelerine ve çeşitli işler için uygun işgücü bulunmasına ve yurt dışı hizmet akitlerinin yapılmasına aracılık etmek, istihdamında güçlük çekilen işgücü ile işyerlerinin yasal olarak çalıştırmak zorunda oldukları işgücünün istihdamlarına katkıda bulunmak, özel istihdam bürolarına ilişkin Kuruma verilen görevleri yerine getirmek, işverenlerin yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıracağı işçileri temin etmesi ile tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına izin verilmesi ve kaldırılmasına ilişkin işlemleri yapmak.
e) Gerektiğinde Kurum faaliyet alanı ile ilgili ihalelere katılmak suretiyle, yurt içinde veya uluslararası düzeyde kurum ve kuruluşlara eğitim ve danışmanlık hizmeti vermek.
f) Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşların işgücü, istihdam ve  çalışma hayatına ilişkin olarak aldıkları kararları izlemek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin taraf olduğu Kurumun görev alanına giren ikili ve çok taraflı anlaşma, sözleşme ve tavsiye kararlarını uygulamak.’’
AB’nin “daha çok ve daha nitelikli işler” ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insan onuruna yakışır iş” olarak tanımladığı istihdam stratejisi, ekonomi politikaları ile sosyal politikaları buluşturmak prensibine dayanmaktadır.
ILO istihdamı artırma, kalkınma, insan kaynaklarının geliştirilmesi, eğitim ve mesleki eğitim, gençlerin çalışma hayatına hazırlanması, kooperatifçilik, çalışma koşulları, çalışma ortamı, sosyal güvenlik, endüstriyel ilişkiler, işçi eğitimi ile uluslararası asgari çalışma standartlarının belirlenmesi programları çerçevesinde gençler ve genç isçilerin sorunlarına yer vermektedir. İstihdamı geliştirme ve insan kaynaklarını hazırlama programı çerçevesinde ILO, vasıfsız, işsiz ve okulu terk etmiş gençlerin sorunlarına öncelik vermekte ve bu gençlerin mesleki eğitimleri ile çalışma hayatına hazırlanmalarına özen göstermektedir. Ayrıca, ILO üyesi ülkelerde sayıları gittikçe artan genç işsizlerin sorunları, hükümetler, isçi kuruluşları ile işverenleri yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle ILO, çeşitli programlar çerçevesinde gençlerin temel gereksinimlerini karşılamak ve onlara istihdam olanakları sağlamak için programlar uygulamaktadır.
Ekonomik ve sosyal sonuçları çok ağır olan işsizlik sorunuyla Türkiye öncelikli olarak mücadele etmelidir. Türkiye’de Avrupa İstidam Stratejisi (AİS) temelinde oluşturulacak ulusal istihdam politikası, hem gerekli kaynakların sağlanması, hem de çok yüksek düzeylere ulaşmış olan genç işsizliği sorunuyla mücadele için somut bir model sunması bakımından önemlidir. Daha çok aktif politika önlemlerini içeren  AİS Türk işgücü piyasasındaki yapısal nitelikteki uyumsuzlukları gidermede etkili olacaktır. Fakat emek piyasalarına esneklik kazandıran ve uyum kapasitesini hızlandıran aktif politika uygulamaları Türk emek piyasasında yaşanmakta olan dönüşümü sağlayacak biçimde olmalıdır. Meslek standartlarının oluşturulması, insan gücü planlaması yapılması ve emek piyasasını daha nitelikli hale getirmeyi hedef alan yaklaşımlar benimsenmelidir. Aktif politika önlemlerinin yanı sıra Türkiye’de istihdam yaratan yatırımların da makroekonomik politikalarla teşvik edilmesi ve kişi başına düşen gelirin hızla artması için gerekli politikaların izlenmesi kaçınılmaz gözükmektedir.
8.Beş yıllık kalkınma planında kısa dönem (2001-2006) ve uzun dönem (2001-2023) genel anlamda gençler için hedeflenenler ve uygulanacak politikalar şöyledir;
- Nitelikli işgücünün yetiştirilmesi ve istihdamına yönelik çalışmalarda ve planlamalarda ülkenin nüfus yapısı ve demografik gelişmeler dikkate alınmalıdır.
- Eğitim sistemi, kalite ve etkinlik bakımından iş yaşamının nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak yeniden düzenlenmelidir
- Avrupa Birliğinin işgücü ihtiyacının karşılanmasında eğitimli genç nüfus avantajının en iyi şekilde değerlendirilmesi öncelikli önem taşımaktadır. Genç nüfus avantajımız eğitim olanaklarının daha iyi kullanılması suretiyle değerlendirilmeli, böylece uluslar arası rekabet gücünün arttırılması, AB ile entegrasyon sürecinin hızlandırılmasında katkıda bulunulmalıdır.
- İşgücünün eğitim düzeyi yükseltilmelidir.bu çerçevede mümkün olduğunca daha fazla kişinin mesleki eğitim alması ve nitelikli işgücü olarak iş yaşamına katılması sağlanmalıdır.Mesleki Eğitim gençleri, üniversite önlerine yığan genel lise eğitimine alternatif olarak sunulmalıdır.
- Avrupa birliğinde zorunlu temel eğitim süresi 9-12 yıl arasında değişmektedir.Ülkemizde zorunlu temel eğitim süresinin 8 yıla çıkarılması büyük bir gelişme olmasına rağmen uzun dönemde 2001-2023 bu süre 11-12 yıla çıkarılmalıdır.
- Eğitim ile istihdam kesimleri arasında işlevsel bir işbirliğinin kurulmasında üniversite sanayi işbirliğinin teşvik edecek yöntemler geliştirilmelidir.
- İlköğretimden yüksek öğretime kadar eğitim sürecinin bütününde bireye teknoloji kültürünün kazandırılabilmesi için teknoloji eğitimine yer verilmedir.
- Gençlerin meslek seçimine yardımcı olmak üzere etkin bir mesleki yönlendirme sistemi kurulmalıdır.
- Mesleki eğitim yolunu seçen gençlere eğitimini aldıktan meslek ile ilgili teknik bilgiler yanında bir iş yerinde daha verimli ve etkin çalışmalarını sağlayacak istihdam edilebilme becerileri(iletişim yeteneği, yaratıcı ve yenilikçi düşünme, bilgiye ulaşma, problem çözme, girişimcilik ,insan ilişkilerinde yeterlilik, grup içinde çalışma, sorumluluk alma, çevre bilinci, etkin zaman kullanımı vb. ) kazandırılmalıdır.
- Ülkemizde Meslek Standartları sisteminin henüz kurulamamış olması sebebiyle iş yaşamının ihtiyaç duyduğu mesleki nitelikler ve bunlarda meydana gelen değişiklikler tespit ve takip edilerek eğitime yansıtılamamaktadır. Kişilerin sahip oldukları mesleki yeterliliklerin belirlenerek, güvenilir bir sınav ve belgelendirme sistemi ile değerlendirilmesi amacıyla AB ve OECD ülkelerinde olduğu gibi, meslek standartları, sınav ve belgelendirme sistemi kurulmalı, işçi, işveren ve devletin birlikte temsil edileceği üçlü yapıda özerk nitelikli Meslek Standartları, Sınav ve Belgelendirme Kurumu’nun kurulması ile ilgili yasal çalışmalar tamamlanmalıdır.
Bu belirtilen hedeflere hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır aşağıdaki yasal düzenlemeler yeniden ele alınarak gözden geçirilmelidir;
- 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu
- 3797 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu
- 3308 Sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu
- 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu
- 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu
- 625 Sayılı Özel Öğretim Kanunu
3.SONUÇ
Gençler ülkeleri için her zaman en değerli beşeri sermaye olma niteliğindedirler.Gençlerin işsizlik sorunu da genel işsizlik nedenlerinden doğan bir yapıda görünmesine rağmen, kendine has bir takım özelikleri ve yine kendine has bir takım çözümleyici politikalar geliştirilmesi gereken bir olgudur.
Türkiye’de genç işsiz sayısının yüksek olmasının ardında pek çok faktör bulunmaktadır. Genç işsizliği, ülkenin temel sorunlarıyla yakından ilgili olup, bunların başında, son yıllarda düşüş eğilimine girse de nüfus artış hızı, buna bağlı olarak genç nüfus sayısının yüksek olması, göç, istihdam yaratıcı yatırımların yapılmaması, eğitim ile istihdam arasındaki yapısal bozukluk gelmektedir.Özellikle insan gücü planlamasının yetersizliği, mesleki eğitim politikasının amacından saptırılarak uygulanması sonucu; işgücü vasıf seviyesinin düşüklüğü, problemin büyümesine sebep olmuştur.
Ayrıca geçlerin sorunlarına çözmeye yönelik kendilerini geliştirmeye yönelik programlar arasında Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı bünyesinde; Leonarda, Socrates, Erasmus, Comenius, Grundtwig, Youth* gibi gençlik programları mevcuttur.
Türkiye için GSMH(Gayri Safi Milli Hasıla) hasılada yaşanılan artışa rağmen genç işsizliği hala önemli boyutlardadır. . Bu durumun temel sebebi, mevcut işletmelerin yeni yatırımlar  yapılmaksızın kapasite kullanım oranlarını ve verimliliklerini arttırmış olmalarıdır. Yani, bir anlamda, “istihdam yaratmayan büyüme” olgusu ortaya çıkmıştır.Bu nedenle istihdamın arttırılması için yeni yatırımların yapılması gerekmektedir. Kurumsal ve Sektörel düzenlemelerin yerine getirilmesinde en önemli fırsat AB uyum sürecinde yapılması gerekenlerdir.
Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu düzeyde eleman yetiştirememektedir. Ayrıca, yaşam boyu eğitim uygulamaları son derece yetersizdir. ‘‘Bu görünümüyle işsizlik, ülkemizde yaşanan hızlı nüfus artışı, genç nüfusun payının yüksekliği gibi genel demografik unsurlarla ilgili iken,  iç göç ve kentleşmeyle beraber ortaya çıkan eğitim ve bölgesel dengesizlik eğilimleri de işsizliği arttırmaktadır.’’
Bu bağlamda Türkiye’nin gerek altına imza attığı uluslararası sözleşmelere uyma konusunda gerekse AB uyum sürecinde işsizlikle mücadele için yerine getirdiği yükümlülükleri ve yasal değişiklikleri göz ardı etmek haksızlık olur.Ancak Daha yapılması gereken bir çok düzenlemenin olduğu da bir gerçektir.
Türkiye için genç işsizliğine yönelik çözümleyici politikaları ve tavsiyeleri şu şekilde özetleyebiliriz;
- Ulusal İstihdam Strateji ve politikaları oluşturularak uygulanmalıdır,
- Türkiye İş Kurumu’nun kurumsal kapasite arttırılması ve bütçesinin güçlendirilmesi gerekmektedir,
- ‘‘İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken 16 katrilyon TL ile Türkiye İş Kurumu, Hazine’nin en önemli finansman kaynağı haline dönüşmüştür. İşsizlik sigortası, asli fonksiyonunu yerine getirememekte, Fon’da biriken meblağdan sadece işsizlik ödeneği harcamaları yapılmaktadır. Dünyadaki uygulamalara uygun şekilde, işsizlik sigortası, asli fonksiyonuna uygun olarak aktif işgücü piyasası programlarına yönelerek bu kişilerin kısa sürede iş piyasasına dönmelerine hizmet edecek meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimlerine Türkiye İş Kurumu’nca ağırlık verilmelidir. Fon’un sürekli büyüdüğü ve bu konuda yapılan simülasyonlar da dikkate alınarak işsizlik sigortası prim oranlarında indirime gidilmelidir.’’
- Mesleki Yeterlilikler Kurumu Kanun tasarısı yasalaşmalıdır,
- Yatırımlar Arttırılmalıdır,
- Vergi ve sigorta kesintileri yüksek olması istihdam olumsuz yönde etkilemektedir, bu yüzden vergi politikası istihdamı teşvik edici nitelikte olmalıdır ,
- Kayıt dışı ekonomi daraltılmalıdır,
- Eğitim ve teknolojik gelişmelere önem verilmelidir,
- Nüfus artışı, işsizlik sorununun çözümünde stratejik bir faktördür bu yüzden hızlı nüfus artışı engellenmelidir,
- Eğitim olanaklarından yararlanamayan issiz gençler için meslek ve beceri programları geliştirilmelidir,
- Eğitim-istihdam ilişkisi kurularak ülke gerçeklerine ve teknolojik gelişmelere cevap verecek bir insan gücü planlamasın yapılarak, Eğitim sistemimiz, örgün, çıraklık, yaygın, teknik ve mesleki eğitim olarak çağdaş bir anlayışla, ülkemizin ihtiyaçlarına uygun olarak, birbirini bütünleyecek biçimde yeniden yapılandırılmalıdır,
- Özel istihdam bürolarının faaliyetleri istidama daha fazla katkı yapması sağlanmalıdır,
- Girişimcilik ve KOBİ’ler desteklenmelidir,
- Sendikalar, gençlerin, genç işçilerin, işsizlik, iş güvencesi, eğitimleri vb. sorunlarıyla ilgili çalışmalar yapmalıdır,
- Sendikaların eğitim ve örgütlenme politikaları genç isçileri de kapsamalı, gençlere yönelik çeşitli eğitim projeleri ulusal ve uluslararası düzeylerde yaygınlaştırılmalıdır.
‘‘İnsan kaynaklarının rekabette stratejik unsur haline geldiği çağımızda,işgücünün globalleşmesi de dikkate alınarak, bir taraftan eğitime ağırlık verilmesi, öte yandan beyin göçünün tersine çevrilmesinin yollarının araştırılması gerekir.’’
Türkiye’nin en büyük doğal zenginliği, genç bir işgücüne sahip olmasıdır.Bu zenginliğin ekonomik ve sosyal yönden bir problem olmaktan çıkarılması gerekir.Genç ve Dinamik bir nüfusa sahip gücün, ülke kalkınmasında itici bir güç olması için;her şeyden önce iyi bir eğitimden geçirilerek, vasıflı işgücü haline getirilmesi şarttır.Bu eğitim gerçekleştiği takdirde, genç işsizlerin daha kısa sürede istihdam edilmeleri sağlanacaktır.Ayrıca işsizliğin kronik hale geldiği ülkemizde ülke geleceği açısından sağlıklı, nitelikli, üretken genç nesillerin nedenli önemli olduğu da düşünüldüğünde, genç işsizliğine çözüm olarak; kapsamlı bir işgücü planlaması yapılmalı ve istihdam artırma ön plana alınarak, gerçekçi bir istihdam politikasına yer verilmelidir.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
AKYOL, Murat. ‘‘Türkiye’de İşsizlik Sorunu’’http://www.kaykusuz.tripod.com/issizlik.html
AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. www.abgs.gov.tr, http://www.euturkey.org.tr
ATAMAN, Berrin Ceylan . ‘‘İşsizlik Sorunu ve Türkiye’nin AB İstihdam Stratejisine Uyumu’’, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi,http://www.tisk.org.tr/isveren_sayfa.asp?yazi_id=809&id=48
BOZKURT, Veysel. Enformasyon Toplumu ve Türkiye,Sistem Yayıncılık,İstanbul, 2000
BÜYÜKUSLU, Ali Rıza. İşsizlik ve Çalışma Yasaları’’, http://www.tektilisveren.org.tr7dergi72002/haziran
DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ (DİE), http://www.die.gov.tr
DPT. www.dpt.gov.tr
DPT . 8.Beş Yıllık Kalkınma Planı Yayın No:DPT:2577-öik:590 Nitelikli İnsan Gücü Meslek Standartları Düzeni Sosyal Sermaye Birikimi Özel İhtisas Komisyonu Raporu ,Ankara 2001
EUROPEAN UNION, http://europa.eu.int/index_en.htm
EUROSTAT. http://epp.eurostat.cec.eu.int
EKİN, Nusret. Türkiye’de Yapay İstihdam ve İstihdam Politikaları, İstanbul Ticaret Odası Yayın No:2000-33, İstanbul 2000
GÜNDOĞAN, Naci. Genç İşsizliği ve Avrupa Birliği’ne Üye Ülkelerde Uygulanan Genç İstidam Politikaları,Ankara Üniversitesi SBF Dergisi,54-(1) ,Milli Kütüphane,Ankara 1999.
GÜRSEL, Seyfettin – ULUSOY, Veysel . Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam,Yapı Kredi Yayınları,Cogito/Ekonomi- 87,1.Baskı ,İstanbul 1999.
HAN, Ercan – ERDEM, Nurhan. İstihdam İşsizlik ve Ücret Sorunlarına Çözüm Arayışları Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Yayın no:10,Ankara 2004,
ILO. www.ilo.org/public/turkish/region/eurpro/ankara/, www.ilo.org
IŞIĞIÇOK, Özlem, Prof.Dr Nusret Ekin’e Armağan, ‘‘Mesleki Eğitim Modelleri ve Türkiye İçin Genel Bir Bakış’’ ,Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası, Yayın No:38 ,Ankara 2000.
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI. http://www.ikv.org.tr
KARABULUT, Özcan. Genç İşçilerin Sorunları ve Çözüm Yolları,Türk-iş Eğitim Yayınları No:19, Ankara 1999.
KESİCİ, Mehmet Rauf – SELAMOĞLU, Ahmet, ‘‘Genel Hatlarıyla Avrupa İstihdam Stratejisi ve Geçirdiği Dönüşüm’’, İş Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi, www.isguc.org Cilt:7 Say:2 , Haziran 2005, ISSN: 1303-2860
KILIÇ, Cem . ‘‘Türkiye’de İşsizlik ve Avrupa İstihdam Stratejisi’’ Gazi Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü,www.tisk.org.tr
KORAY, Meryem . Sosyal Politika,Ezgi Kitabevi Yayınları,Bursa 2000
KUDATGOBİLİK, Tuğrul . TİSK Başkanı, 7 Eylül 2005'de Ankara'daki Basın Boplantısı,www.tisk.org.tr
SAVAŞIR, Rebii. Kamu-İş,Türkiye ve Avrupa Birliği Ülkelerinde Küçük ve Orta Boyutlu İşletmeler Açısından İstihdam Politikaları, Ankara 1999.
SÜMER, Beyza . ‘‘Avrupa Birliğinde İstihdam Stratejileri;İngiltere New Deal Örneği’’ ,Dokuz Eylül Üniversitesi 2003, İzmir
ŞEN, Harika. , ‘‘Küreselleşme Ekseninde Türkiye’de ve Dünya’da İşsizlik’’ http://www.harb-is.org.tr/media%5Cagudosya5.doc ,s.1,
T.C. ANAYASASI, Yayılım Yayıncılık, Yasa Serisi 1 , 2003
T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI, Dış İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Önde Gelen Avrupa Birliği Üyesi Ülkelerde ve Avustralya’da İşsizlikle Mücadele, İstihdam Kapasitesinin Artırılması ve Kayıt Dışı İstihdam , www.calisma.gov.tr ,Aralık 2004
TÜRK-İŞ. http://www.turkis.org.tr/icerik/gencisci.htm
TÜRKİYE İŞ KURUMU. http://www.iskur.gov.tr
ULUSAL AJANS . http://www.ua.gov.tr
YILLAR, Hakkı. Genç İşsizliği Sorunu ve Çözümleyici Politikalar (Türkiye Örneği)Yüksek Lisans Tezi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi Anabilim Dalı,Bursa 1998.
 

İş Hukukuyla İlgili Linkler